All posts filed under: Türkiye

İZNİK

Yorum bırakın
Türkiye

Bir tarafını lacivert sulara yaslamış bu şehir, yerleştiği bereketli topraklarda çevresini iki kat surla çevirmiş. Dört kapısı dört yöne açılan, Anadolu’nun en hareketli kervan yollarının üstünde kalan bir başka şehir olsa olsa İznik kadar güzel olabilirmiş. Şimdiki zamanlarda beş büyük saltanat devrinden art kalanlarla yetinerek kendi kozasını örmeye çalışıyor. İznik bu gün de Evliya Çelebi’nin, “Göl kıyısında bir düz, geniş verimli alanda dörtgen şeklinde tuğladan, Şeddad yapısı gibi bir Ferhad yapısıdır. Her tuğlası onar okka […]

Manisa

Yorum bırakın
Türkiye

İzmir’den çıktıktan sonra dik bir yamaca tırmanmaya başlayan asfalt, Sabuncubel Geçidi’ne yaklaşırken ormana daldı. Kıvrıla büküle gitmeye başladık. Manisa’ya varana kadar kâh seyrelen kâh sıklaşan ağaçlar arasında yol aldık. Sağımızda solumuzda irili ufaklı yerleşimler vardı. Efsanelerin dağı Spil’in, 1200 metrelik zirvesine yükselirken eteklerinde bıraktığı vadi yolundan gidiyorduk. Karaçay Geçidi’ni aştıktan sonra Dağı sağımıza alıp eski mezarlık yanından Manisa’ya girdik. Organize Sanayi Bölgesi sol tarafımızdaydı, şehir içinde şehir gibi göz alabildiğine uzanıyordu.

KONYA

Yorum bırakın
Türkiye

Bu kadar katman sahibi, bunca mayalanmış, dem tutmuş bir şehri anlatmaya başlarken insanın önce zihnine bir çeki düzen vermesi gerekiyor ama ne mümkün… Daima dikkat ederim; erbabının dilinden dökülmüş anlatılarda hikayenin kapısını açan o ilk cümlenin kuruluşundaki inceliği anlamaya çalışır, nasıl toparlandığını merak ederim… Tıpkı seyyahın bir şehre yaklaşırken nereden nasıl gireceğini önemsemesi gibi, yazar da bir yeri anlatmaya başlarken ilk olarak seçeceği sözcükleri ve onları bir araya getiriş biçimini titizlikle kararlaştırır diye düşünürüm… O […]