Kanarya Adalarının Prensesi: Gran Canaria

Yorum bırakın
Avrupa

Takım adaların içinde en keyifli gelen ve beni kendine hayran bırakan Gran Canaria oldu. Nüfusun %40 ı bu adada yaşıyor. M.Ö 500 yılı civarında yerleşen insanlara Tamaran (cesur insanlar) adı verilmiş . Almanya aktarmalı bir uçuşla yaklaşık 4 saat sonra Las Palmas’a indiğimde dalgalar neredeyse yüzüme vuracak kadar yakındı.

Las Palmas önemli bir liman bölgesi. Dar sokakları, alışveriş merkezleri irili ufaklı konaklama yerleri ilk gözüme çarpanlardan. Kiraladığım araçla Maspalomas bölgesine gitmek istiyorum. Yol boyunca yel değirmenleri eşliğinde adadan keyif almaya başlıyorum. Avrupa kıyılarına 1350 km fakat Afrika’ya sadece 150 km uzaklıkta olmak heyecan veriyor.

Maspalomas’a kadar çok modern bir otoyoldan seyahat ediyorsunuz. Daha sonra ağaçlar, dar vadiler arasında ilerlerken adalı olmaya başladığınızı hissedebilirsiniz. Yılın her zamanında dünyanın her yerinden turiste ev sahipliği yapıyor Gran Canaria. Her bütçeye uygun konaklama seçenekleri var. Sahilden başlayan oteller paralel olarak tepelere kadar uzanıyor.

Sonunda Maspalomas’a vardığımda kilometrelerce uzanan eşsiz sahiline şaşkınlık ve hayranlıkla bakıyorum. Altın rengi kum ve okyanus mavisinin buluşması büyüleyici. Hemen kumsalın başında 68 metre yüksekliğinde deniz feneri tüm ihtişamı ile sahile hakim duruyor. Volkanik taşlar dalgalarla yıkanırken yıldız gibi parlıyor sahilin bir bölümünde. Uzun konforlu yürüyüş yoluna palmiyelerin gölgesi düşüyor. Kıyı şeridi boyunca dalga kıranların üzeri okyanusu izleyen rengarenk insanlarla dolu. Bu kadar kalabalık olmasına rağmen sessizlik ve huzur çok şaşırtıcı geliyor. Yol boyunca İtalyan Mutfağı’nın hakim olduğu restaurantlar oldukça iştah açıcı görünüyor. Yüzmeyi ve güneşe kendimi bırakmayı erteleyip doğuya doğru hareket ediyorum.

Mogan bölgesine ulaştığımda şaşkınlığım artıyor. Meksika ve İspanyol mimarisi ile süslenmiş ikişer, üçer katlı rengarenk evler masal mı gerçek mi diye düşündürüyor. Küçük sokakların birbirine bağlayan köprülerin altından akan sular Venedik havası vermiş. Tüm kasabayı sarmalamış olan begonvillerin güzellikleri rüya gibi. Plajı küçük fakat o da Maspalomas gibi altın sarısı ve davetkar görünüyor.

Yat limanında sıralanmış sevimli küçük kahvelerden birinde neredeyse tüm gününüzü geçirebilirsiniz. Puerto Rico-Mogan’a rüya kasabası adını verip dağlara doğru yola çıkıyorum.

Dağ yolu dediğime bakmayın yollar çok yeni ve rahat. Yol boyunca bisikletçilere denk geliyorum. Ve öğreniyorum ki burası onlar için önemli bir parkurmuş .Yorgun ama hallerinden oldukça memnun pedal çevirmeye devam ediyorlar. Haritada gördüğüm kaktüs bölgesini bulmakta zorlanmıyorum. Boyları 4-5 metreyi bulan bin bir çeşit kaktüsün arasında kendimi Alice gibi hissediyorum. Yıllardır orada yaşayan bir İspanyol’la tanışıyorum. Üç beş ahşap masa ve küçük bir mutfakla yoldan geçen maceracıları bekliyor. Fırında taze ve nefis bir tavuk hazırlarken sohbet ediyoruz. Düşündüğüm kadar çok ziyaretçisi olmuyormuş. İnsanlar dağlara çıkmaya üşeniyorlar, keşke buradaki güzelliği yaşayıp anlayabilseler diyor. Ayrılmadan önce ikram ettiği ve ilk kez denediğim kaktüs likörünün tadını unutmayacağım. Adanın en yüksek yeri 1949 metre. Araçla çıkarken 750 metre civarında mola verebileceğim bir bölgeye geliyorum. Afrika kıyıları ve bulutların üzerine çıkmış olan Tenerife’nin zirvesini izliyorum.

Okyanusun ve dağların muhteşemliğini izlerken ölümsüzlük isteyecek kadar yaşama sevinci ile dolu olduğumu hatırlıyorum. Saatlerce orada kalmak yetmiyor ama birgün yeniden gideceğime eminim…

Unesco tarafından “Biyo Küre” olarak adanın büyük bir bölümü korumaya alınmış. Bu oldukça sevindirici.

Gran Canaria’da yemek: Son derce çeşitli ve deniz ürünleri ağırlıklı yerler bulmak mümkün. Sahilde şık restaurantlara alternatif, oldukça lezzetli, hijyenik ve hesaplı atıştırmalık büfeler, kahveler var.

Ulaşım: Bir çok Avrupa ülkesinden aktarmalı uçuşlar mevcut. Adada bisiklet, motor ya da araba kiralayabilirsiniz. Günlük araç ücreti 20 euro civarında. Bir bölümü sonsuz kumsallar diğer yarısı da dağlık bölgeyle çevrili. Keşfe çıkmak harika bir tecrübe olabilir.

Bu küçücük ada bana neler sundu diye düşünüyorum. Uçsuz bucaksız kumsallarında güneşlenip, okyanus dalgaları ile eğlendim. Volkanik taşların üzerine yatıp sörfçüleri izledim. Kaktüslerle tanışıp Mogan’da sokakların tadını çıkardım. Ve en önemlisi gördüğüm en muhteşem görsel showu, günbatımını sundu. Playa Maspolamas tatil için harika bir bölge. Gran Canaria, orada Afrika’nın kıyısında sizin tarafınızdan keşfedilmeyi bekliyor.

Nazan Aşkalli

Gazella Turizm Afrika turları için tıklayınız.

Gazella Turizm Afrika

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s