İstikamet Kuzey Kutbu

Yorum bırakın
Avrupa / kuzey avrupa

 

sivri dağlar

Tahmin edeceğiniz gibi kuzey kutbuna gitmedim tabi. Gittiğim yer kutup noktasına 1200 km mesafede bulunan kutba en yakın daimi insan yerleşimi olan bir ada Svalbard. Svalbard Norveç’e ve Norveç kanunlarına bağlı ama kendi özel tüzüğü olan bir yer. Tüzüğü imzalayan her ülke bu adada yerleşim, iş veya araştırma merkezi kurabilir. Şu ana kadar 47 ülke bu anlaşmayı imzalamış. Bu 47 ülke arasında en ilginç olanı ise son imzalayan ülke olan Kuzey Kore. Bu özel statüsünden dolayı ada Shengen bölgesi sayılmıyor ve Norveç’ten Svalbar’da giderken veya gelirken gümrükten geçmeniz gerekiyor. Adada Rus, Norveç, Ukrayna ve Tayland’lı yerleşimciler var. Ruslar adaya kömür çıkarmak için yerleşimler kurmuşlar. İki ayrı şehirleri var biri Barentsburg diğeri ise Pyramiden. Svalbard’ın yönetim şehri ise genelde Norveç’lilerin ve Tayland’lıların yaşadığı Longyearbyden.

 

Svalbard mı Spitsbergen mi?

Nedense tam olarak oraya gitmeden bu iki ismin farkını kimse net olarak cevaplamıyor. Şöyle açıklayayım. Svalbard takım adaların adı Spitsbergen ise takım adaların içerisinde bir ada ve yerleşimler bu adada. Spitsbergen sivri dağlar demekmiş. Oraya ilk gelen gemicilerin koyduğu bir ad bu.

kilise ve langylearden şehrihavaalanı çıkış

Peki kuzey kutbunda Tayland’lıların ne işi var?

Bu tip hikayelerde olduğu gibi bu da bir aşk hikayesi. 1980 senesinde Bangkok’ta bir Norveç’li adam Sompong Haug adlı bir kadını tanımış evlenip Spitsbergen’e yerleşmişler. Sompong daha sonra akrabalarının ve arkadaşlarının bu adaya gelmesini sağlamış.  Adada kaldığımda gördüğüm otellerin tüm temizlik ve mutfak çalışanları genelde Taylandlıydı.

 

Bu kadar Tayland’lı nasıl çalışma izinleri ayarlamış diye merak edenler için:

Svalbard’ın özel statüsünden dolayı orada yaşamak veya çalışmak için Norveç’den herhangi bir izne ihtiyacınız yok sadece oraya gidip yerleşip çalışmaya başlıyorsunuz. Tabi  hemen uyarıyorlar. Burada kendi başınasınız, devlet size bakmaz hastane okul ev herşey kendi masrafınız. Bunu duyunca bizdeki ilk tepki “ne var bunda “ oldu  tabi Norveç gibi güçlü sosyalist ülkelerde bunun çok olağan dışı bir şey olduğunu daha sonra anladık.

 

Dünyanın bir ucuna neredeyse kuzey kutbunda olan Svalbarda insan neden gider?

Bu soruya benim açımdan iki net cevap var: Birincisi gitmiş olmak için diğeri ise Kutup ayısı ve fok fotoğrafı çekmek için. Ben bu iki sebepten gittim. Oslo’dan Langybeardyn’e uçarken kulak misafiri olduğum grup ve daha sonra kasabada gördüğüm ve öğrendiğime göre de Svalbard maceraperestlerin en sevdikleri yerlerdenmiş. Helikopter veya kar araçlarıyla dağların tepesine çıkıp oralardan kayıyorlarmış. Ayrıca kamp yapmak ve buzullarda trekking yapmak buraya gelen macera perestlerin favorileriymiş. Sakinliği, dost canlısı insanları tuhaf coğrafi yapısı gerçekten gidilmeye değer bir yer yapıyor Svalbard’ı. Kutup ayısının fotoğrafını maalesef kutup ayısına denk gelmediğimiz için çekemedim. Bir iki güzel fok fotoğrafıyla yetinmek zorunda kaldım.

Buzullara ve yerleşimin olmadığı yerlere gitmek ve deniz memelilerini görmek için günü birlik gemi turları var. Şansınız yaver giderse kutup ayısı veya fok görebiliyorsunuz. Bu turlarda genelde kutup ayısı görme ihtimali yüzde 50 civarındaymış. Bu sefer olmadı, umarım bir dahaki sefere.

VGZL0165

Svalbard’ta kutup ayısına sevgi ve saygı kanunları:

Svalbard’a indiğiniz andan itibaren rehberlerin size ilk ve devamlı anlattıkları hep kutup ayısı kanunları ve hikayeleri. Daha ilk dakikadan itibaren zaten Svalbard’lıların kutup ayılarına ne kadar değer verdiğini hissediyorsunuz Svalbard’ta kutup ayılarından   kasabanın bir “bireyi“ gibi ve hep mutlu bir ifadeyle bahsediliyor.  Sayıları 3000 civarında olan kutup ayılarını hem dünyanın hem de adanın  bir serveti  gibi gören  Svalbard halkının  kutup ayılarını  korumak için çok net tariflenmiş kural ve kanunları var.

 

Hatırladıklarım:

  • Kutup ayısını sebebsiz vurmak ve öldürmek yasak. Para, Svalbard’tan ilelebet kovulma ve hatta hapis cezası var.
  • Kutup ayısı resmi olan trafik işaretleri gördüğünüz andan itibaren silahsız dolaşmanız yasak.
  • Kutup ayısını gördüğünüz an yaklaşmak onu kızdırmak kesinlikle yasak size doğru geliyorsa önce havaya bir kaç el ateş edip korkutmalısınız.
  • Kutup ayısı size doğru koşuyorsa ve sizin artık kaçacak bir durumunuz yoksa o zaman ona ateş edebilirsiniz.
  • Eğer kamp yapacaksanız kampın etrafına erken uyarı ve alarmlar kuruyorsunuz. Gece, askeri kamp gibi sırayla nöbet tutuyorsunuz ve eğer kampa kutup ayısı yaklaşırsa önce işaret fişeği tabancasıyla havaya ateş edip korkutmaya çalışıyorsunuz.

 

kutup ayısı işareti

Peki olduda bir kutup ayısını vurdunuz. Peki ya sonra?

İlk iş, Svalbard valiliğine telsizle haber veriyorsunuz. Hiç bir şeye dokunmuyorsunuz ve bölgeyi terk etmiyorsunuz. Helikopterle geliyorlar. Bir suç mahali gibi inceliyorlar ve suçunuz olmadığını düşünürlerse size bir şey olmuyor ama kuralları uygulamadığınızı veya kutup ayısını zevk için vurduğunuzu düşünürlerse ozaman  yargı süreci başlıyor.

 

Turun ikinci günü:

Spistbergen’deki ikinici günümüzde tam gün gemi ile buzul gezimiz vardı. Nefis manzaraları seyrede seyrede kutup ayısı görme umuduyla yola çıktık. Öğlene kadar pek birşey yoktu. Yemekten sonra buzulların olduğu fjordlara gelmeye başladık. Bol bol fog gördük ama maalesef kutup aynısına rastlamadık. Öğlenden sonra  saat üç gibi piramide benzeyen bir dağın eteğine kurulmuş Pyramiden kasabasına geldik.

buzulfjordlar

Terk-i diyar edillmiş kasaba; Pyramiden

Pyramiden’e geldiğimizde bizi, yaşayan yedi kişiden biri olan Sasha karşıladı. Rus askeri gibi giyinmiş elinde tüfeği olan güler yüzlü biri Sasha. Hemen rahatlığıyla ve konuşmasıyla ortamı ısıtıp Pyramiden’nin hikayesini anlatmaya başlıyor.

sasha

pyramiden giriş

1910’da Norveçliler tarafından kömür çıkarmak için kurulmuş daha sonra 1927’de Ruslara satılmış bir kasaba Pyramiden. Adını kasabanın hemen yanında bulunan piramit şeklindeki dağdan almış.

Kasabnın nüfusu 1200 kişilere kadar çıkmış. Şu anda yaşayan sayısı 7 (sadece yedi). Son kömür 31 mart 1998 tarihinde çıkarılmış. Rusya’nın yaşadığı finansal krizden dolayı madenler, dolayısıyla kasaba kapatılmış.

Kasabada tam teşekküllü hastane, okul, spor merkezi, yurtlar, aile evleri ve okul var. Olmayan tek şey kilise. Yeri hazır ama kiliseyi inşa etmek için bir türlü vakit bulamamışlar. Pyramidyen’ı gezerken Ruslar gerçekten fonksyonel ve güzel bir kasaba kurmuşlar dedim kendi kendime.

Kasabanın sahibi Rus devleti iştiraki olan ve kömür madeni işleten Arktikugol adlı firma. Şu anda firma kasabada Tulip adında bir otel açmış ve işletiyor. Pyramiden’e gemi seferleriyle veya kışın kar motoruyla gidilebiliyor. Kasabaya gitmik gezmek serbest. Tek yasak hatıra toplamak özellikle müzenin içerisinden J

Kasaba 78 derece kuzeyde. Yani, dünyanın en kuzeyindeki devamlı insan yerleşim yeri. Bu özelliğinden dolayı en kuzey Lenin heykeli de bu kasabada. Kasabada Lenin heykelinin hemen yanında Gagarin spor salonu ve yüzme havuzu kompleksi var. İçimden bize kıyasla toplumların  kendi kahramanlarına sahip çıkması ve adlarını  devamlı heryerde yaşatma istekleri ne güzel diye düşündüm. Sonra eh tatildesin boşver memleket meselesini deyip başladım Sasha’nın fotoğraflarını çekmeye.

gagarin spor merkezilenin heykeli

Norveç halkının insanlık için yaptığı eser: Global Seed Vault

globalseedvault

Türkçe çevirisi küresel tohum deposu. Norveç hükümeti Spitsbergen’e 10 milyon dolar harcayarak bir tohum deposu kurmuş. Depo 2008 de açılmış ve tüm işletim masrafları Norveç hükümetine ait. Deponun amacı küresel bir felakette veya nükleer savaş gibi insan işi felaketlerde İnsanlar için yaşam yeniden başlasın diye dünyanın her yerinden insanlık için faydalı bitkilerin tohumlarını saklamak. Şu anda yaklaşık 4000 çeşit ve yaklaşık 840 000 numune var. Binayı kömür madenleri gibi dağın 120 metre içerisine kurmuşlar yer altındaki mimari şekli herhangi bir patlamadan zarar görmeyecek şekilde tasarlanmış. Bu depoyu spitsbergende yapma amaçları iki tane. Birincisi, adada hiçbir teptonik sarsıntı yok ve herhangi elektrik kesintisinde doğal olarak -18 dereceyi uzun süreler koruyacak soğuklukta. Bu depoya 128 ülke tohum saklamış. Asalet örneği Norveç hükümeti saklanan hiçbir tohumdan hak iddia etmiyor. Hiç bir ülkenin kendisi dışında ki saklanan tohumlara erişimi yok. Suriye iç savaştan dolayı çöken tarım sektörünü yeniden kurmak için depoya koyduğu tohumları geri alan ilk ve tek ülke olmuş.

 

Svalbard ile ilgili bilmeniz gerekenler:

İki tane orta boy 4 ve yeni yapılmış daha küçük 4 yıldızlı oteller ve guest houselar mevcut. Fiyat kalite dengesi pek istenilen seviyede değil ama adaya her malzemenin uçak yada gemiyle geldiğini düşününce ana kıtadan daha pahalı olması anlaşılır. Adaya, Oslo’dan her gün ya Norwegian ya da Scandivian Airlines’ın uçuşu var. Yazıda da belirttiğim gibi adaya Norveç’den giriş ve çıkışlar shengen dışı ülkeye gider gibi. Muhakkak çok girişli vizeniz olsun, yoksa dönüşünüz mümkün olmaz. Adada güzel restoranlar var. Menüler genelde pizza ve burger. Menülerde maalesef yerel yemek pek yok. Fiyatlar ucuz değil. Hava kışın -16 civarı, yazın -1 ve +5 civarı. Yani hep soğuk. Yazın 24 saat güneş batmıyor metabolizmanız biraz şaşıyor. Kışında bildiğiniz gibi hep karanlık. Mart gibi güneş çıkmaya başlıyormuş Kasım gibide tam karanlık başlıyormuş.  Spitzbergen’de hangi binaya girerseniz girin kaldığınız oteller dahil kapıda ayakkabıları çıkarmanızı istiyorlar. Her binanın kapısında vestiyer gibi bir şey var ayakkabılarınızı oraya bırakıyorsunuz. Ya onların verdiği terliği kullanıyorsunuz yada yalın ayak binaya giriyorsunuz. Madencilik zamanından kalmış bir gelenek.

Velit GAZEL

Che yaşasaydı Küba’nın bugünkü durumu için ne derdi?

Yorum bırakın
Orta ve Güney Amerika

Gitmeden önce Küba ile ilgili aklımda çok soru vardı. 10 gün kaldım. Onlarca insanla konuştum. Ancak şimdi aklımda çok daha fazla soru var. Sanırım 10 gün değil, 10 ay da yaşasam bazı soruların yanıtlarını hiç bulamayacağıma karar verdim. Şurası net; Küba büyük bir değişimin eşiğinde. Sonucunun ne olacağını ise hiç kimse bilmiyor.

1

Son yıllarda “Küba değişiyor, değişmeden görün” sözlerini çok duyduk. Sosyalizmle yönetilen Karayipler’deki bu adada nasıl bir hayat olduğunu çok merak ediyordum. En çok son gelişmelerle ilgili Kübalıların ne düşündüğünü…

Film karelerini andıran Havana’da sokak sokak dolaştım. Kübalılar neler mi söyledi? Buyurun…

Devamını oku