Hanoi (Kuzey Vietnam)

Yorum bırakın
Hindiçini

Hanoi Vietnam‘ın hızla büyüyen ekonomisinin ana vitrini ve Vietnam’ın başkenti. Ek olarak Ankara’nın kardeş şehri. Nüfusu 3.4 milyon kadar olmasına rağmen çok daha kalabalık hissediyorsunuz. Çok yoğun bir motosiklet trafiği var.

Tabi bu yoğunluk hava kirliliğine yol açıyor. Bir çok sürücü maskeyle sürüyor.

Bisikletler ve bisiklet-taksiler (cyclo)’de bolca.

Yılbaşı Vietnamlılar için pek önemli değil. Ama Vietnam yeni yılı (Tet) çok önemli. Tet ocak ayının sonuna denk geliyor ve hazırlıklar şimdiden başlamış durumda.

Eski şehirde Tet malzemesi satanların kendilerine ayrılmış üç ayrı sokakları var.


Hanoi’de herkes bir şeyler satıyor. Zengin olmayı kafaya koymuşlar onun için en ufak bir şey alırken bile çok sıkı pazarlık etmek zorunda kalıyorsunuz, hiç sıkılmadan normalin 5-6 katı fiyat çekebiliyorlar. Bazı lokantalarda İngilizce menü var, dikkat edin İngilizce menülerde Vietnam menüsüne göre fiyatlar daha yüksek olabiliyor. Benim girdiğim lokantada yan masadan alıp karşılastırdığım Vietnamca (Latin alfabesini birkaç ek yaparak kullanıyorlar, Çinliler gibi okunamaz değil) menüyü lokanta sahibine gösterince “sen yabancısın” deyip güldü, fiyatı da inmedi.

Otel ve otobüslerde yabancıların ödediği fiyat en az %30 daha fazla (bazen iki üç katı, yerine göre).

Eski şehrin sokakları loca sistemine göre ayrılmış. Sokakların ismi aynı zamanda ne satıldığını da gösteriyormuş: Tavuk Caddesi, Şeker Caddesi vs vs. Şimdilerde caddelerde her şey karışık satılıyor ama yine de benzer malları satanlar aynı sokaklarda olmak istiyorlar. Üstteki kadın canlı kurbağa satıyor (kahverengi ağlarda), satın aldıktan sonra nasıl taşırsınız meraktayım.

Aynı sokakta piliç, serçe, kaz satın alabilirsiniz. Hanoi’de elimde rehber kitap sokakları dolaşırken yanıma üniversite öğrencisi Tanh geldi, ” Sizinle İngilizce pratik yapabilir miyim?” dedi, sonra yarım gün beni eski şehirde dolaştırdı. Buradaki bir çok bilgi Tanh ‘dan.

Vietnam‘da “köpek seviyorum” iki anlama gelebiliyor: A) Köpek seviyorum B) Köpeği kızarmış seviyorum. Köpek sıcak havalarda sağlığa iyi geldiği için yenirmiş, en makbulü derisi kabuk haline gelene kadar kızartılanı imiş. Bunun için köpek öldürülmeden önce birkaç saat sopayla dövülürmüş ki kan deride toplansın, yağa atınca iyice pişsin, kabuk bağlasın. Evin önünde zincirle bağlı bir köpek gördüğünüzde bu onun ev hayvanı olduğunu, kafes içinde köpek gördüğünüzde bu onun yakın bir zamanda yeneceğini gösteriyor. Kedi restoranları da var, yereller kedilere ” bebek kaplan” adını vermişler, siyah kedilerin sağlığa iyi geldigi inancı var bu yüzden fiyatları yüksek.

Bize göre ilginç yemeklere geri dönelim: bambu, yosun ve tavuk kalbi gibi. Bunlara da ara sokaklarda rastlayabilirsiniz.

Üstteki kadın gezici kasap, et istediğinizde sizin istediğiniz şekilde kesip orada teslim ediyor. Etleri elindeki çantada. Asağıdaki ise çorap ve pijama satıyor.

Caddelerde en küçük yerler bile değerlendirilmiş. Bu dört tabure Vietnam‘ın ünlü yemeği Pho (erişte çorbası) yapıyor.


Yemeği yediniz, tabaklar oracıkta yıkanıyor.

Yemek sonrası iyi bir kahve iyi gider tabi, o da acıkta kaldırımda. Gerçekten güzel kahve.

Eski şehrin dışında daha geniş caddeler var. Fransızların yönetiminde iken sadece Fransızlar’ın oturmasına izin verilen “Fransız mahallesi” ise hem bakım hem zenginlik olarak İstanbul’da bile yok.

Hanoi akşamını Vietnamlılar gibi Hoan Kiem Gölü etrafında turlayarak kapatalım.

 

Başar Kurtbayram

Gazella Turizm Vietnam Turları

Gazella Turizm Vietnam sayfası için tıklayınız.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s