Karayip Korsanları’nın Kalesi: Nassau

Yorum bırakın
Orta ve Güney Amerika

İtiraf etmeliyim JFK aktarmalı yolculuk sizleri de biraz yoracak. Burası Nassau… Bahamaların başkenti. Tropik iklim, beyaz kumlu plajlar, lüks otelleri ile önemli bir turizm ve ticaret merkezi. Gelin buranın altını üstüne getirmeden önce çeşit çeşit aromaları ile seçim yapmanızı zorlaştıracak rom cake’lerin tadına bakalım ve enerji toplayalım. Bence seçimi ananas aromalı olanı kazandı.Burası Karayipli korsanların kalesi olarak kabul edilir. Modern ve temiz şehir hep bir gizem unsuru barındırır içinde. Para birimi Bahama Doları olsa da sokaklarda rahat rahat US dolar kullanabilirsiniz ama paranızı üzerini gene Amerikan doları olarak aldığınızdan emin olmazsanız döndüğünüzde albümünüze koyup ilelebet saklayacağınız bir avuç Bahama Dolarınız olabilir. Limanda kapalı bir alan içerisinde bir pazar gözüme çarptı. Bu renkli, cıvıl cıvıl, çoğunun ne olduğuna bile anlam veremediğim eşyalar arasında Bahamalı bayanların misafirperverlikleri ve neşeli tavırları eşliğinde gezerken asla yeterince alışveriş yaptığına ikna olamıyor insan.

Shopping-in-the-Caribbean2-1024x680 (Kopyala)

Pazarın hemen çıkışında bütün planlarınızı unutun ve müziğin geldiği yöne doğru ilerleyin… Evet evet, bir Latin Amerika klasiği Senior Frog. Bahamalarda akşamüstü serinliğinde hiç denemediğiniz kokteyller eşliğinde dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen turistlerle sohbet etmek artık bir gelenek. İlgilenenlerin anımsayacağı seviyede ünlü DJ’ler birbirinin ardından performanslarını sergiliyor. Barmenler her geçen dakika daha yaratıcı kokteyller üretiyor ve dansçılar herkesin kanına giriyor… İste Bahamalar, daha akşam bile olmamıştı hâlbuki. Senior Frog’un hemen önünden 15 dakikada bir kalkan vapurlarla Hotel Atlantis Paradise Island’a doğru yola çıkıyorum. Sakın hemen odanıza çıkabileceğinize inanmayın çünkü burası da en az Bahamalar kadar keşfedilecek unsur barındırıyor içerisinde. Bölgenin en büyük akvaryumunda dalış yapabilirsiniz burası adeta bir sualtı şehri. Vatozlar, köpek balıkları ve türlü deniz canlılarının arasında kendini çok rahat hissetmeyenler lobiden de onlarca çeşit deniz canlısı görebilir… Evet ben onlardan birisiyim. Sabah kendimi sahile atmakta epey zorlandım. Burası gerçekten büyük bir otel. Bir korsan kalesini andırıyor. Yine maalesef birçok ilgi çekici şey var içinde. Bu sabah sahile inemememe Casino sebep oldu mesela. Vegas’ı aratmayacak çeşitlilikte bir Casino burası. Renkli bir cam şekerin içinde gibi. Sonunda sahile geldiğimde öğleyi geçmişti. Deniz gerçekten dayanılmaz derecede güzel. Otelin sahili birçok irili ufaklı ada ile paylaşıyor manzarasını. Bu adaların birçoğu özel mülk. Evet dünyada birileri var ve o birilerinin Bahamalar’da adaları var. Benimde Fruit Punch’ım var, serinlemenin en güzel yöntemi bu olmalı. Ne kadar şık giyinirseniz o kadar kaldırabilecek bir yer burası. Akşam hazırlıklarımızı tamamladıktan sonra yemek için Nassau’ya gidiyoruz. Transfer teknesindeki Bahamalı orta yaşlı bir bey bize etraftaki adalarda yaşayan Amerikalı ünlülerden bahsediyor. Bu bir sır size söylememeliyim. Geldiğimden beri hayalini kurduğum Bahamaların ünlü yemeği Conch’a artık çok yakındım. Conch aslında bir deniz kabuğu yemeği… İçerisine her yapan kendine özgü bir şeyler ekliyor ve farklı soslarla sunuyor. Yürürken gözüme birçok koleksiyoncunun hayranı olduğu ve rock müzik sevdalılarının kendilerini ana vatanlarında hissettiği Hard Rock Cafe’ye de uğradım. Birçok müzisyen ve grup buraya anılarını bırakmış, gerçekten etkileyici. Şehrin arka sokaklarında bir Yunan restoranı gözüme çarptı. Hadi Yunan kahvesi diye sattıkları kahveyi inatla Türk kahvesi diye sipariş edelim içeri girdiğimde saçlarını özenle taramış, tıraş olmuş, epeyce yaşlı bir amca müthiş içten ve neşeli bir nida ile karşıladı beni. Çocukları ve torunları ile beraber işlettikleri bu restorana yıllarını vermiş Lefkoşalı bir Rum beyefendisiydi Niko Bey. Tarçınlı baklava ve Türk… yani Yunan kahvesi ikramını geri çevirmenize fırsat bile bırakmıyor. Çocukluğu ile aynı oranda hatırladığı Kıbrıs’ı anlattı, ben dinledim. Birkaç saat sonra conch’tan vazgeçmiş Niko Bey ve mahdumları ile ouzo, kebabi, horiatiki eşliğinde sohbette buldum kendimi. Nassau çok garip bir yer. Burada kaç gün geçirdiğinizin önemi yok. Gideceğiniz zaman mutlaka kulaklarınızda o neşeli ama romantik İspanyol ezgileri, gözlerinizi kapattığınızda da sahillerde yanan ateşler ve dans eden insanların hayali olacak. Keşke kalbimi bu kadar uzakta değil de Ege’de, Akdeniz’de falan bıraksaydım demeyin. Tekrar Nassau’ya geleceksiniz. Keyifli Seyahatler.

Onur Ovacık

Fotoğraf Galerisi:

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s