TARİH ve SANATIN BULUŞMA NOKTASI: PROVENCE

Yorum bırakın
Avrupa

TARİH ve SANATIN BULUŞMA NOKTASI: PROVENCE

Yüzyıllar önce yaşanmış olanları hala duyabildiğiniz Arnavut kaldırımı sokaklara sahip şehirleri, kasabaları ve köyleri ile bir bütün olarak Provence; Fransa’nın güneydoğusunda Tanrı’nın sadece papalık ile değil, sanatla ve doğasının güzelliği ile de kutsadığı topraklardır.

GZL26440 GZL26427_Snapseed

En önemli şehri, Rhone Nehri’nin güney kıyısında kalan Avignon, Ortaçağ’dan günümüze uzanan bir mini metropol gibidir. Görece küçük bir şehir olmasına karşın son derece önemli tiyatro ve müzik festivallerine ev sahipliği yapar. 14. yüzyılda XII. Benedict ve VI. Clement isimli papalara ev sahipliği yapan, bu nedenle de bir Papalık Şehri olan Avignon’da tarih de günlük hayatın içinde çok önemli bir rol oynamakta. Dünyanın en büyük gotik sarayı olan Papalık Sarayı, içinde birbirinden ilginç sanat eserlerini barındıran bir müze gibi adeta. Avignon’un önemine önem katan yerlerden bir diğeri ise St. Benezet Köprüsü. Bu köprü, Fransa’da çok bilinen bir çocuk şarkısına da konu olmuştur.
Provence, aynı zamanda sokak pazarları ile de ünlü. Örneğin; Avignon’da Salı’dan Pazar’a her sabah 7’de başlayıp öğlen 1’e kadar süren semt pazarı ziyaret edilebilir. Bu sayede hem yerel halk ile iç içe zaman geçirilmiş hem de yerel lezzetleri tatma imkânı doğmuş olur. Bununla beraber her Cumartesi Place des Carmes’te çiçek pazarı kurulur.
Avignon’un hemen güneyinde yer alan Arles ise Roma döneminden kalan bir yerleşim olmasına ve birçok dönem yapıtını barındırmasına rağmen, en çok Vincent Van Gogh’a kısacık bir dönem ev sahipliği yapmış olmasıyla övünür. Gerçekten de Van Gogh en önemli eserlerinden biri olan “The Irisis”i, Arles günlerinde kompoze etmiştir ve bununla birlikte 300’den fazla eserine de ilham olan yerdir Arles. Arles’a gidildiğinde Roma döneminden kalma Arena ve amfi tiyatro mutlaka görülmelidir.

GZL26853 GZL26675

Eğer fotoğraf çekmekten hoşlanıyorsanız, bir gündoğumunu ya da günbatımını, hatta daha da iyisi hem gündoğumunu hem de günbatımını ayırıp Camargue Ulusal Parkı’nı ziyaret edin. Burada Avrupa’nın başka hiçbir yerinde göremeyeceğiniz kareler yakalayacaksınız. Camargue’ın beyaz atları dörtnala koşup size birbirinden güzel pozlar verirken, en güzel kareyi çekebilmek için uğraşacaksınız. Özel seyisler eşliğinde organize edilen bu enstantaneler, fotoğraf severler için gerçekten bir mücevher niteliğinde. Camargue Ulusal Parkı’nda yöreye özgü büyük boğalar ile de çekim yapılabiliyor. Ayrıca parkın ev sahibi olan birçok kuş çeşidi de fotoğraflanabilir.
Böylece Provence’ın batısını bitirip yavaş yavaş doğusuna hareket edebiliriz. Avignon’dan yola çıkıp Aix-en-Provence’ta biten gün esnasında birbirinden güzel kasabalar ziyaret edilebilir. Gordes, Roussilion, Fountain de Vauclaus gibi Ortaçağ’ın masallar diyarından çıkıp günümüze uzanmış bu kasabalar; Arnavut kaldırımı sokakları, birbirinden renkli kapıları ve pencereleri, son derece lezzetli yemekler vaat eden restoranları ile gerçekten baştan çıkarıcı seyahat tecrübelerine gebe.

GZL26934_Snapseed GZL26470_Snapseed GZL26300

Konaklama için seçtiğimiz Galya kenti Aix-en-Provence ise üç üniversitesi ve dil okulları ile bir öğrenci şehri. Bu nedenle de yirmi dört saat cıvıl cıvıl ve sosyal. Şehri özel kılan şeylerden en önemlisi ise bizce Paul Cezanne. 19. Yüzyılın en önemli ressamları arasında gösterilen Fransız dehanın doğduğu kent olan Aix-en-Provence’ta şimdilerde milyonlarca dolara satılan tablolarını yaptığı atölyeyi gezmek, kültür severler için paha biçilmez bir deneyim olacaktır. Şehrin görülmesi gereken bir diğer noktası ise Holy Savior Katedrali. 5. Yüzyılda yapımına başlanan ve tamamlanması 15. yüzyılı bulan bu katedral; gotik, barok ve romanesk mimari akımlarının çok ilginç bir kombinasyonu olarak karşımıza çıkıyor.
Şehirde bulunan Vendome Köşkü, son derece güzel bahçesi, iyi muhafaza edilmiş mobilyaları, tabloları ve antikaları ile meraklısına 17. Yüzyıl aristokrasisinden örnekler sunuyor.
Güzel ama yorucu bir gezinin ardından Cours Mirabeau’da caddenin her iki yanında bulunan cafelerden birinde oturup bir yorgunluk kahvesi içerken bu hareketli şehrin yaşantısını da izlemenizi öneriyoruz.

Provence  GZL26321_Snapseed

GZL26983_Snapseed  GZL27004

Provence bölgesine, yalnızca 3 saatlik bir uçuş ve hepi topu 5 gününüzü ayırarak, hem gurme turu hem kültür turu hem de muazzam doğası ile ruhunuzu dinlendiren bir seyahat yapmanız işten bile değil.

 

Velit GAZEL

Gazella Turizm Fransa Turu

Gazella Turizm Fransa

Bir Yanıt Bırakın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s